Şu
05
İnsan ilişkileri
Merve'nin Defteri Salı, 15 Mart 2016 17:30 PDF Yazdır e-Posta

 

     İletişim dediğimiz zaman aklımıza insanların kendi arasında bilgilerinin, fikirlerinin, duygu ve davranışlarının aktarılması gelir, doğrudur da ve bunu bir tür alışverişe benzetebiliriz.  İletişim ile insanlar birbirlerini anlamaya çalışıp, sorunlarını paylaşarak çözüm arama yoluna girebilirler. Peki ya insanların bu iletişimi kuramamasının altında yatan sebeplere hiç baktık mı veya iletişimi daha verimli hale getirmenin yollarına?  Bu şiddetin, öfkenin veya anlaşamamanın git gide artıyor olması sizin de dikkatinizi çekmiyor mu? Siyasette terör konuşuyor, sokakta şiddet, insanlar arasında tartışmalar, futbolda kavgalar... Hayatımızın her alanında bizi içine alan ve iyice de sürükleyen bir şiddet seziyorum.  Peki ama neden biz bu şiddeti yaşıyor ve yaşatıyoruz? İletişim kuramıyoruz, konuşup anlaşamıyoruz, tek bildiğimiz ve öğrendiğimiz yol olan şiddete başvuruyoruz. Şiddetin sadece fiziksel şiddetten ibaret olma şartı da yokken hatta. Duygusal, psikolojik şiddet de bu bahsettiğim iletişimsizliğin önemli bir parçası olma yolunda ilerliyor.

      İnsanların birbirlerini anlaması veya aynı fikirde olması çok zor ki olmamalı da aynı fikirde.  Biliriz ki farklı renklerle güzeldir dış dünyaya bakışımız, anlam verişimiz. Herkesin aynı fikirde olması beklenemezken farklı fikirdeki insanlara karşı da bunu başarabilirsek onlara da saygı duyarak bunun sadece farklı bakış açısıyla alakası olduğunu görebilsek bile yeter herhalde. Oysa ki biz insanlar öyle yapmıyoruz. Bizden farklı düşünceye sahipse önce gardımızı alarak ona düşman olma yolunda hızla ilerliyoruz. Bu bizi ileri görüşlü yapmak yerine daha da geri adım atmamıza sebep olan hareket iken üstelik.

      Bence herşeyden önce etkili bir iletişimin yolu iyi bir dinleyici olmaktan geçiyor. İyi bir dinleyici olmak demek sadece karşıdakini duymak demek değildir, o kişinin ne hissettiğini ve düşündüğünü anlamaya çalışmaktır. İyi bir dinleyici olmak için sadece karşımızdaki kişinin ne dediğine, sözcüklerine odaklanmalıyız oysa ki çoğumuz söylediklerine karşılık vermek için çoktan kafamızda cümlelerimizi kurmuş oluyoruz ve onları söylemek için aklımızda tutarken karşımızdakinin ne dediğine odaklanmakta zorluk çekiyoruz. Böyle yaparak onu dinlemiş olmuyoruz sadece cevap verme yarışına giriyor oluyoruz veya son sözü söyleme yarışına giriyoruz.

    İletişimin daha birçok verimli yolları varken ben bir de sizlerle yapılmaması gerekenlerden bahsetmek istiyorum. Mesela yargılamak, suçlamak, alay etmek gibi hatalar da sıkça karşılaşılıyor ve gözden kaçmıyor iki insan arasındaki iletişimsizlik örneğinde. Benim bahsettiğim, sizlerin de düşünmesini istediğim bu iletişim kurma yolu yüz yüze olan, göz teması kurduğumuz, ses tonumuza dikkat ettiğimiz, vurgulamalarımızı doğru yerde yaptığımız sözlü iletişim türü idi. Bir de günümüzde bunun teknolojik boyutu da karşımıza çıkıyor. Modern dünyanın bize sunduğu telefon, internet gibi araçlar da iletişimimizi oldukça yüzeysel bir seviyede bırakabiliyor. Bu yüzden iletişim kurmamızı geliştirmenin yolu etkili şekilde yüz yüze konuşmaktan geçer.  Göz teması kurmamız, ses tonumuzun düzeyini ayarlamamız, beden dilimizi iyi kullanmamızın yanında karşıdakinin sözünü kesmeden, yargılamadan sadece anlamaya çalışarak sözcüklere odaklanarak dinlemek ve kendimizi onun yerine koymaya çalışarak ,ki buna empati diyoruz,  bunu başarabiliriz ve bu bizi iyi bir dinleyici ve etkili iletişim kuran kişi yapar.

 

    Herkese bol empati dolu bir yıl diliyorum!

Bu sayfanın görüntülenme sayısı: 2430