Eyl
12
Ruhumuzun Sesi
Merve'nin Defteri Salı, 13 Eylül 2016 08:47 PDF Yazdır e-Posta

Herkese bir bayram sabahından günaydın ve hepimize ülkece hayırlı bayramlar diliyorum huzurun bol olduğu. Her bayramın gelişi ve bitişiyle birlikte ömrün hızla akışına şahit oluyoruz her geçen gün daha da yakından. Bugün de belki bu zaman kaybını fark edemediğimiz ama derinden hissedip anı yaşadığımız anlardan biridir.  Peki ya iç sesimize gerçekten kulak verdiğimiz bir sabah mıydı bugün bizim için yeniden uyanışımız? Yoksa bir öncekinin özeti miydi kırdığımız veyahut kırıldığımız? Doğrusu bunu düşünmeden bile zamanı akıp tükettiğimizi düşünüyorum bunun doğruluğuna kalben inanmamış da olsak günlerimiz öylece geçip gidiyor ki geriye dönüp bakmak mazi demek anılara çok zor gelebiliyor bazen.

Benim hayattaki en değer verdiğim duygulardan biridir farkında olmak, bilinçli olarak nerede olduğumuza bakmak. Geriye bakmanın o tarifi olmayan anı defteri kokusundaki geçmiş izleri de haz verir insana lakin en özeli yine de durup o anda düşünmektir benim fikrimce. Peki, yeterince durabiliyor muyuz iç dünyamızın duraklarında yolculuğumuz süresince? Yolculuk diyorum çünkü yaşam insanın kendi içine doğru gittiği bir engebeli yokuş gibi nitelendiriliyor benim penceremden. İnsan olarak var oluyoruz ve bir de bakmışız ki biz içimize doğru adım adım ilerliyoruz. Pekâlâ, kimileri neden kaçıyor bu iç sesinden? Ruhundan, kendinden. Çünkü yüzleşmesi zor geliyor, farkındalığı arttıkça korkusuyla karşılaşıyor veya geçmişinin kilitli tozlu kapılar ardındaki sırları ona ürkütücü geliyor.

Hani şu kırdığımız veya kırıldığımız noktalar vardır diye geçiştirdik ya o noktalara da biraz değinmek istiyorum aslında. Neden bu kadar çok öfke doluyuz neye kızıyoruz dikkatlerimizden kaçıyor günün hareketli temposunda. Biraz da farkındalık dolu gözlüklerimizi takıp bu yöne bakarsak belki de görebiliriz ki bu kızdığımız noktalarda ruhumuzun sesi yankılanıyor. Neden fazla tepki veriyoruz da çılgına dönüyoruz belki de çileden çıkıyoruz öylece insanları kırıveriyoruz ama durup düşünmeye ince şeyleri anlamaya kimsenin vakti yok demiş şair Gülten Akın dizelerinde durumu özetlercesine. Kızdığımız her nokta bizi içimizdeki sesle kendimizle yüzleştiriyor oysaki dinleyebilsek. Öyle derin bir biz var ki içimizde. Öylesine biziz ki o ses ile. Biz olmanın birlikteliği var her türlü ses yankı yapan çevremizde.

Dahası duygularınızın peşinden gidin onların sizi götürdüğü kuyularda dibi görüp zirvelere yine kendinizle beraber ulaşın ki böylece hiç kendinizi yalnız bırakmamış olursunuz.

Mutlu neşeli bayramlar dilerim.

Bu sayfanın görüntülenme sayısı: 1052